Anlamsal Web (Web 3.0)

Ortalama sıradan bir kullanıcının günlük internet kullanımı üç aşama olarak incelenebilir:

  1. Araştırma (searching) bilginin arama motorları kullanılarak araştırılması,
  2. Arama sonucunda bulunan bilgilerin bir araya getirilmesi (integration)
  3. Bir araya getirilen bilgiler arasından işe yarar olanların alınması ya da çekilmesi (data mining).

Bahsedilen süreçler, arama motorlarının metin temelli sorgulamaya dayalı eksiklikleri ve webin birbirinden kopuk yönetilemez boyutlara ulaşması nedeniyle günümüzde sağlıklı olarak yürütülememektedir. Web 1.0 ve web 2.0 dönemlerinde oluşturulan web sayfalarının sadece insanların anlayabileceği yapıya sahip olmaları nedeniyle de bilgisayarlar bu süreçte etkin olarak kullanılamamaktadır. Bu nedenle bahsedilen süreçlerin bizzat kullanıcılar tarafından yürütülme zorunluluğu işleri daha da çıkmaza sokmaktadır. Çoğu zaman kullanıcılar aradığı doğru ve güvenilir bilgilere ulaşamamakta; arama girişimleri emek, zaman kaybı ve hayal kırıklığı ile sonuçlanmaktadır. Tüm bu sorunlar Anlamsal Web (Web 3.0) dönemine geçişin kapılarını aralamıştır.

Günümüz webinin bir uzantısı olan ve webin makineler ve insanlar tarafından anlaşılabilmesine vurgu yapan Anlamsal Web kavramı ilk kez 2001 yılında, webin mucidi olarak bilinen Tim Berners Lee (Berners-Lee, Hendler ve Lassila, 2001) tarafından dünyaya tanıtılmıştır. Anlamsal Web vizyonuna göre hem birbirinden kopuk olarak bulunan web sayfaları anlamsal olarak birbirine bağlanarak dünya çapında bir veri tabanı elde edilecek, hem de bu web sitelerinin içerikleri makineler (bilgisayarlar, cep telefonları, televizyonlar vb.) ve insanlar tarafından anlaşılabilir hale gelecektir. Bu vizyonun gerçekleşmesi halinde, geliştirilecek ajan yazılımlar sayesinde, arama, bulunan bilgilerin bir araya getirilmesi ve bir araya getirilen bilgiler içerisinden istenilen bilgilerin çekilmesi süreçleri çok kısa bir sürede gerçekleştirilebilecektir. Tim Berners Lee’nin başkanı olduğu World Wide Web Consortium (W3C) tarafından Anlamsal Web teknolojilerine dayalı standartlar geliştirilmekte ve geliştirilmeye devam edilmektedir.

      Web ’in ilk nesli Web 1.0 (1995-2000)yalnızca HTML belgelerin yer alabildiği“donuk” bir yapıya sahipken, Web 2.0(2000-2010) ile birlikte kullanıcılarınında aktif olarak katılabildiği etkileşimli veinsan odaklı bir platform doğdu. Web 2.0sayesinde günümüzün Msn, Facebook, Twitter,YouTube gibi en popüler ve önemli kitleseliletişim araçları doğdu ve bu süreçdünyamıza kelimenin tam anlamıyla yenibir dinamizm getirdi. Tamamlanmaya çalışılan Web 3.0 (2009) senesinde faaliyete girmesi düşünülürken DAML (1999), RDF (1999), OIL (1999-2001 DAML-OIL), RDF-S (1999-2004), OWL (2004), OWL2 (2012), IPV6 gibi semantik webin temel kavramlarının tam oturtturulamaması nedeniyle tam anlamıyla fonksiyonel bir hale getirilemedi. Ancak akılı çamaşır makinesi, buzdolabı, girilebilir teknoloji, veri madenciliği… Gibi pek çok gelişmeleri de Web 3.0 çalışmaları sayesinde hayatımıza sokmuş bulunmaktayız. Önümüzdeki 10 yıl içinde kavramları tam anlamıyla oturduktan hemen sonra semantik web artık dünyamızın bir parçası olacak ve bir sonraki web teknolojisi olan Web 4.0 yani akıllı internet (intelligence web) için çalışmalara başlayabileceğiz.